Antipatizan

Antipatizan

Bilim, Sanat ve Evren Hakkında Antipatik Yazılar
İnsanoğlunun yaşam ve evren hakkındaki düşüncelerindeki tüm hatalarının algı ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki yerinde gitmeyen bazı şeyler ve boş inançlar sanki hep algı sorunu. Genel olarak kendi zaman ve boyut kavramlarımız içinde düşünebildiğimiz, ötesini rakamlarla ifade edebilsek de kavrayamadığımız için ciddi düşüncel hatalara kapılıyoruz. Sadece içinde bulunduğumuz samanyolu galaksisinde en az 400 milyar yıldız, evrende ise tahmini olarak 70 x 10 üzeri 18 yıldız ve en az 210 x 10 üzeri 18 gezegen bulunduğu hesaplanıyor, peki biz yaşam ve evren hakkında düşünürken bu rakamları algılayabiliyor muyuz?

4 boyutlu evreni iki boyut algılayabilen sensörlerimizle anlamlandırıyoruz fakat bu algılama sürecinde yaptığımız hataları fark etmiyoruz.
Escher
Escher
Somut bir şekilde şöyle anlatabilirim demek istediğimi, örneğin 3 boyutlu görsel dünyadan bize yansıyan ışınlar gözlerimizdeki ağ tabakasına 2 boyutlu olarak yansır, sanıldığı gibi bizler 3 boyutlu falan görmeyiz. Bilimsel olarak 2 boyutlu bir veri eksiksiz olarak 3 boyuta çevrilememektedir. Beynimiz milyonlarca olasılığı hesaplayarak bize 3 boyutumsu bir algılama sağlar, fakat bu süreçte beynimiz bir çok hata da yapar. Escher'in eserleri bu hataları harika şekilde gözler önüne sermektedir. Tüm diğer duyu organlarımız da çevremizi algılarken çeşitli hatalara sebep olmakta ve tüm bunlar hayatı anlamlandırmada hatalı ve yüzeysel kalmamıza sebep olmakta. İşin en vahim yanı ise çoğu kez hatalarımızın hiçbir zaman farkına bile varmamamız. Evet Escher'in resimlerine bakarken bir yerlerde bir problem olduğunu anlıyoruz fakat hayata ve evrene bakarken algılayışımızda bir problem olduğunu bile sezmiyoruz çoğu zaman. Mickey Mouse gerçekten yaşasaydı ona derinlik diye bir şey olduğunu anlatmanız mümkün değildi. [...]
Tarih: 21 Haziran 2010 Pazartesi   Okunma: 1614   Yorum: 0
Bir işe başlamanın en zor yanlarından biri o işe isim koymak olsa gerek ya da bazen bir işi yapmak yaptığın işi anlatmaktan daha kolay olabiliyor. Ben de kolaya kaçıyorum ve antipatizan.com ne menem bir şeydir anlatmak yerine bir şeyler anlatıyorum şimdiden.

İsim konusunda gelince Türk Dil Kurumuna göre antipatizan şeklinde bir sözcük mevcut değil. Fakat neden olmasın ki? Sempatizan; Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir topluluğun görüşlerini benimseyen veya bir görüş, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, duygudaş olarak tanımlanmış TDK'da. Antipatizan da pekala tamamen karşıt olmadığı halde bir topluluğun görüşlerini soğuk ve itici bulan kimse olarak tanımlanabilir.
Ne anlattığı anlaşılan fakat mevcut olmayan bir kelime ilginç, dil konusunda yazacağım yazılardan birine konu olabilir sanırım.

Futbol takımı bile tutmayan fakat tutanların da tamamen karşısında olmayan bir birey olarak antipatizan tanımına uyuyorum sanırım. Ve evet futbolu sevimsiz ve itici buluyorum.

Yine de isim konusuna takılmayın siz. Yerine göre sempatik de olabilirim, yakışıklı ama antipatik de. [...]
Etiketler: antipatizan, blog, yazı, evren
Tarih: 21 Haziran 2010 Pazartesi   Okunma: 2556   Yorum: 2

 ‹‹ Yeni Yazılar Sayfa: / 4 
Popüler Yazılar
Son Yazılar
Tavsiyeler
Etiketler