Antipatizan

Bilim ve sanatın gericiler ve yobazlarla imtihanı

Gericiliğin toplum üzerindeki siyasal, sosyolojik ve psikolojik etkilerini bir kenara bırakıp doğrudan bilim ve sanat üzerindeki etkileri hakkında somut veriler sunmak adına bir yazı hazırlamaya karar verdim.
Gericilik ve yobazlığın özgürlük, siyasi görüşler, dinler ve inançlar düzeyinde insanlık üstüne vahşi etkilerini ise ayrıca ele almanın gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada Emre Kongar'ın insanoğlunun tarihsel gelişim sürecine, üretim ilişkilerine, tüketim ve paylaşım ilişkilerine ve siyasal rejimlere göre yaptığı gericilik sınıflandırmasını haklı buluyorum. Bu yazımda Kongar'ın tanımına göre toplayıcılık, avcılık, tarım, sanayi ve bilgi toplumu gibi aşamaları geriye götürmek veya durdurmak anlamındaki gericiliği ele alıyorum.

Gerici çağdaş değerlere ve yeniliklere önem vermediği gibi, eskiyi özler, geçmişi yaşar ve yaşatmaya çalışır. Yobaz ise aşırı bağlı olduğu görüşleri sonuna kadar savunmakla kalmayıp bağnazlığı ile baskı ve dayatma yaparak gericiye sahip çıkar. Bilim ve sanat doğası gereği yobaz ve gericiye karşı olmak zorunda kalmıştır ve iyi bir savaşçı olmadığı için her zaman bir şeylere rağmen ayakta kalmış, çoğu zaman kaybetmiştir.

Sizce insanlık olması gerektiği yerde midir? Gerici ve yobazlardan arınmış bir dünya teknolojide, sanatta ve bilimde ne kadar ileri olabilirdi? Bu soruları cevaplayabilmek için öncelikle 21. yüzyıl bilimi ve sanatı gerici ve yobazlar yüzünden neler kaybetmiştir bir bakalım.

Sokrates
Sokrates
Sokrates (M.Ö. 470 - M.Ö. 399): Yunan Felsefesinin kurucularındandır. Şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlanarak ölüme mahkum edilir. (Platon - Sokrates’in Savunması) "Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim"

Aristoteles (M.Ö. 384 – M.Ö. 322): Antik Yunan filozofu. Büyük İskender'in ölümü üzerine Atina'da Makedon karşıtı görüşler nedeni ile Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılmıştır. Bir ölümlü (Hermias) anısına ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle suçlanır. Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer; kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımaz.

İbn-i Sina
İbn-i Sina
İbn-i Sina (980 - 1037): Filozof, hekim ve çok yönlü Fars (Türk olduğu da söylenmektedir) bilim adamıdır. Dönemin siyaseti ve savaşlar nedeni ile sürgün hayatı yaşamış. Görüşleri nedeni ile bir çok kez hapse girmiştir. Eserlerinin bazılarını ve araştırmalarını hapisteyken yapmıştır.

İbn Rüşd (1126 - 1198): Endülüslü, Arap felsefeci, hekim. Fıkıh, matematik ve tıp alimidir. En önemli Felsefî eseri Tehâfüt-ül Tehâfüt (Tutarsızlığın Tutarsızlığı) ile Gazali'nin Tehâfüt-ül Felâsife (Filozofların Tutarsızlığı) isimli kitabındaki kendiyle çelişme ve İslama mugayir olma iddialarına karşı Aristo felsefesini savunur. Görüşleri nedeni ile tecrit edilmiş ve ölümünden kısa süre önce Fas'a gidinceye dek gözetim altında tutulmuştur. Mantık ve Metafizik alanında verdiği eserlerin çoğu sansür döneminde kaybolmuştur.

Nicolaus Copernicus
Nicolaus Copernicus
Nicolaus Copernicus (1473 - 1543): dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndükleri kuralını açıklayan Kopernik, o dönemin genel inanışı olan İsa Mesih'in Güneşe verdiği dur emri ile güneş sisteminin sabit durduğu, dünyanın düz tepsi gibi olduğu inanışını kırabilmek için, papazlardan çekinerek ömrünun sonuna kadar beklemiş, ancak ölümcül bir hastalığa yakalanınca bu görüşlerini yayabilmiştir. Dönemin inanışına göre kendisi cehennemliktir ve eğer görüşlerini sağlığında açıklasa idi kilisye karşı çıktığı için yakılarak öldürülmesi gerekiyordu.
Galileo Galilei (1564 - 1642), Pisa kulesi deneyleri ile bütün şartlar eşit olduğu takdirde, bir cismin düşüş hızı, ağırlığından bağımsızdır kuralını ortaya koymuştur fakat dönemin profesörlerinin tepkileri nedeni ile Pisa'yı terketmek zorunda kalmıştır. Kopernik sistemini savunması ve dünyanın döndüğünü söylediği için Papazların baskısı ile Kutsal Engizisyon'ca müebbet hapse mahkum edildi. Cezası kendi evinde göz hapsine çevrilen Galileo bilimden mahrum edilmeye çalışıldı ve ev hapsindeyken Kör olarak, 1642 yılında öldü.

Johannes Kepler
Johannes Kepler
Johannes Kepler (1571 - 1630): Alman gökbilimci, fizikçi ve matematikçi. Dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafinda eliptik bir yörüngede döndüğünü söyleyen ilk bilim adamıdır. (Bkz: Kepler'in 3 Yasası) Protestanlara yönelik yıldırma ve baskılar nedeni ile zor bir hayat yaşadı. Görüşlerini rahatça açıklayamamış Kral'ın matematikçisi olarak nispeten bilim hayatını sürdürebilmiştir.

Marie Curie (1867 - 1934): 1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi , radyoaktiviteyi keşfeden ve radyoloji biliminin kurucusu bilim için ölen kadın. Tümü erkeklerden oluşan Fransız Bilim Akademisi'ne kabul edilmemiş, kocası öldükten sonra dul bir kadın olarak hakkında çıkan dedikodularla mücadele etmek zorunda kalarak kan kanseri hastalığının yanında depresyonla mücadele etmek durumdan kalmıştır.

Albert Einstein
Albert Einstein
Albert Einstein (1879 - 1955); Alman asıllı bir Yahudi olarak hayatının en verimli dönemlerinde Nazi rejiminin ırkçı tutumu dolayısıyla, pek çok Musevi asıllı bilim adamı gibi Almanya’dan ayrıldı ve çalkantılı bir dönem geçirdi.

Nâzım Hikmet (1901 - 1963) : Dünyanın en büyük şairleri arasında anılan Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye'deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiştir , şiirleri yasaklanmıştır ve Türkiye vatandaşlığından çıkarılmıştır.

Cem Karaca (1945 - 2004) : Türk müziğinin en önemli sanatçılarından biridir. Siyasi görüşleri ve sanatı yüzünden Türkiye'de zor dönemler geçirdi. "1 Mayıs" plağı "komünizm progandası" nedeni ile yargılandı. Almanya'dayken hakkında gıyabi tutuklama kararı çıktı. Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

Salman Rushdie (Salman Rüşdi -1947): Bir çok ödül almış Şeytan Ayetleri kitabı Müslümanlığa hakaret ettiği gerekçesiyle Hindistan ve Güney Afrika'da yasaklandıktan sonra Humeyni tarafından yazar hakkında ölüm fetvası verildi. Geceyarısı Çocukları kitabı Hindistan tarihi ve politikasına eleştirel yaklaşımı nedeniyle Hindistan'da yasaklandı, Utanç adlı kitabı da Pakistan'da yasaklı durumda.

Orhan Pamuk (1952) : Bir Türk hayalini gerçekleştirerek 2006 yılında Nobel Ödülünü kazandı, (Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır) ayrıca bu ödülü alan en genç iki kişiden biri oldu, Kitapları elli sekiz dile çevrildi ve yüzü aşkın ülkede yayımlandı. Prospect dergisi tarafından dünyanın 100 entelektüeli arasında gösterilirken, 2006 yılında ise TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi. Kürt ve Ermeniler hakkında söylemiş olduğu sözler nedeni ile kitaplarını okumaya tenezzül etmemiş kişilerce acımasızca eleştirilmektedir. Hakkındaki açılan Türklüğe Hakaret davası 22 Ocak 2006 tarihinde düşmüştür.

Bilim ve sanat insanlarına dair bu örnekler her şeye rağmen sesini duyurabilen kişilere ait, biliyoruz ki binlerce bilim adamı ve sanatçı düşünceleri, eserleri veya geliştirdikleri teknoloji yüzünden yok edildi. Sizce sadece burada yazmış olduğum kişiler üzerindeki gerici etkisi bizi kaç yıl geri götürmüştür?

Bilim ve Din İlişkisi; Bilimsel yöntem doğal, fiziksel ve maddesel olaylar için ölçüm, hesaplama ve tanımlamayı temel alarak ampirik bir yöntem izler. Dinsel yöntemler ise evrendeki ruhani meseleleri, varlıkları doğaüstü otorite ve ilâhî vahiy gibi kavramlarla açıklamaya ve anlamaya çalışır. Tarihteki en temel sorunlardan biri de sanırım bu çatışma olmuştur.
Din her zaman bilime karşıdır demek istemiyorum fakat batıl inançlar ve cahillik bilime karşı çıkmak için dini her zaman bahane etmiştir ve açıktır ki din bilimi pozitif anlamda etkilemez. (Güzel bir gönderme)

Bilim adamları üzerinden verdiğimiz örnekler dışında olayları da irdelersek akla gelen ilk bir kaç örnek matbaanın ülkemize girmesindeki gecikme (İbrahim Müteferika), teleskopun kullanılmasına karşı direnç, tıp bilimini geciktiren kadavra karşıtlığı olabilir. Günümüzde de benzer şekilde internet kullanımına uygulanan sansür, DNA ve Gen araştırmalarına karşıt görüşler, hatta CERN araştırmalarına karşı garip tepkiler örnek gösterilebilir.

Gericilik konusunu diğer gericilik modelleri ile birlikte daha da genişleterek tekrar ele almayı düşünüyorum.
Tarih: 30 Haziran 2010 Çarşamba   Okunma Sayısı: 2712
Yorumlar
fuat
26.12.2011 01:11:34
Merhaba ben bazı yazıları okudum objetif sunum ile araştırmaların toplanım derlenmesi ve admının kendı perspektif yorumlar sorumluluk ilke ve yaklaşımlarıdan ötürü tebrikler adım FUAT İLHAN ben genç bir senaryo yazar adayıyım yazdığım senaryonun devamı niteliğini taşıyacak ve böylece üçlü bir omurga oluşturbilmek adaına bazı kaynaklara ihitiyacım birinci bölüm yazıldı ve bu araştırmayı bitirdiğim zaman iki ve üçüncü bölümü yazma aşamasına geçebilirim araştırdığım konu kaynak olarak bulunuyor ama bana daha çok yorum yapabilen ve bazı sorularımı yanıtlayabilecek bir uzman ve ya en azından konuya vakıf kişilerden yardım istiyorum eğer yanlış bir bölgede araştırma yamıyor isem benimle bağlantıya geçmenizi rica ediyorum iyi çalışmalar teşekürler
Yorum Yapın
İsim:

E-Posta:

kapa
Üstteki resimde yazan kelimeyi yazınız:

Yorum:


Son Yazılar
Popüler Yazılar
Etiketler
Tavsiyeler