Antipatizan

Entropi İlkesi

Entropi, kapalı bir fiziksel sistemin ne kadar düzenlenmemiş olduğunu, düzenden kaosa geçişi ve sürekli olarak artan bozunmayı gösteren niceliksel bir ölçü olarak termodinamiğin 2. yasasıdır ve aslında mutlak değildir. Yani kaostan düzene geçiş de mümkündür. Entropi bir yasa olduğu için kafa karıştırıcı olabilir ama evren ve canlıların oluşumu bize tersinin de olabileceğini ispatlamış durumda.

Evren ve yaratılışı , Entropik ilkeyi göz önüne alarak incelediğimizde rastlantılar ve mucizelerle karşılaşan insanoğlunun aklı doğal olarak epey karışır. Rastlantılara inanmak yerine hiç olasılığı olmayan şeylere inanma eğilimi gösterir ki bilimin ve mantığın olmadığı bir yerde bulur kendini. Mantığın olmadığı yerde başka bir zaman buluşmak üzere diyerek kaosun düzene kavuştuğu ve rastlantının hiç de garip olmadığı sularda yüzelim biraz.

Sanırım bu noktada en güzel örnek evrim teorisidir, garip rastlantılara yer vermeden gayet basitçe kaostan düzenin, cansızdan canlının ve çeşitliliğin açılımını yapar. Üstelik tüm bu açıklamalar gayet net ve basittir. Doğanın ve yaşamın kendi kuralları ile hiçbir müdahele olmaksızın nasıl yolunu bulduğunu gözlemlerle, deneylerle ve bulgularla açıklayan evrim teorisini tekrar anlatmaya gerek duymuyorum. Bir şeyleri amaçlayan bir bilinç olmadan olayların nasıl şimdi olduğu gibi olduğunu açıklaması açısından entropik ilkenin rastlantı boyutunu hiçe sayması şaşırtıcı olduğu kadar düşündürücü.

Canlılar dışında cansız nesnelerin de atom yapıları gereği kendiliğinden düzensiz yapıdan düzenli şekle girdikleri biliniyor. Özel şekiller oluşturan kristal yapıları, ve kendi şekillerinin kopyasını yapabilen maddeler mevcut. Örneğin yapay elmas yapımı için gerçek elmas üzerinde basınca maruz bırakılarak elmas yapısını kopyalayan karbon molekülleri kullanılıyor. Bu oluşum doğada kendiliğinden de meydana gelebilmekte.
İşin rastlantı boyutuna gelince de her ne kadar rastlantılar olaylara getirilen mantıklı ve bilimsel açıklamalar olarak kabul edilemese de rastlantı rastlantıdır ve mümkün olabilecek her şeyin olabilirliğini kabul etmek durumundayız. Hayatınız boyunca ne tuhaf rastlantıların bir şeyleri olması gerektiği hale getirdiğini, rastlantıların işleri yola koyabildiğine şahit olmuşsunuzdur mutlaka. Bir bardak sıcak suyun ve soğuk suyun karıştırıldıktan sonra tekrar sıcak ve soğuk su olarak ayrışmaları ihtimali çook düşüktür ama kabul edin ki mümkündür.

Hawking ve arkadaşlarının ilk olarak evrenin şaşırtıcı tesadüflerini açıklamak için ortaya attıkları ilkenin adı da Entropi İlkesi'dir. Termodinamiğin ikinci yasasından farklı olarak evrendeki temel fizik yasalarının niçin oldukları gibi olduklarını ve şu an içinde yaşadığımız evreni oluşturabilecek yegane değerlere sahip olduklarını açıklamayı amaçlar. Aslında bu ilke basit bir düşünceye dayanır. Evrenle onun içinde yer alan insan arasında bir bağlantı kurarak "Şeyler oldukları gibidir, çünkü biz varız" şeklinde bir açıklama sunar. Bu düşünce sanki Descartes'in "Düşünüyorum öyleyse varım" sözlerine gönderme yapar gibidir.

Entropi ilkesi ilk bakışta evrene ve her şeye pek bir açıklama getirmiyor gibi görünüyor ve yazının başında örnek olarak verdiğim evrim teorisi ve kendiliğinden düzensizlikten düzene geçiş olaylarını evrenin tümü için açıklamaktan uzak kalıyor gibi duruyor fakat henüz evreni anlamaya çok uzağız ve big bang'ten bile emin değiliz. Bu modelin bir şeyleri açıklayabilmesi için çeşitliliğe ve çok sayıda tekrara ihtiyacı var görünüyor. Daha önce bahsettiğim Paralel Evrenler kuramı ve tekrar tekrar patlayarak kendi içine çöken ve tekrar farklı koşullarla oluşan evren kuramları bu noktada entropik ilkeyi destekliyor. Sanırım niye her şeyin olduğu gibi olduğunu anlamak için biraz daha düşünmeye ve bilimin diğer soruları cevaplamasını beklemek zorundayız.

Düşünüyoruz öyleyse varız ve varsak evren de olduğu ve olması gerektiği gibidir.
Tarih: 29 Temmuz 2010 Perşembe   Okunma Sayısı: 3074
Yorumlar
Siz de bir şeyler yazın:
Yorum Yapın
İsim:

E-Posta:

kapa
Üstteki resimde yazan kelimeyi yazınız:

Yorum:


Son Yazılar
Popüler Yazılar
Etiketler
Tavsiyeler